← Nöron Haber

Akşam Haberleri — 14 Haziran 2026

2026-06-14 · 30 dk

▶ Spotify’de dinle

Nöron Haber akşam bülteninde bugünün öne çıkan gelişmelerini sizin için derledik ve değerlendirdik.

Bölüm metni

[SPIKER] İyi akşamlar. Nöron Haber akşam bülteninde bugünün öne çıkan gelişmelerini sizin için derledik ve değerlendirdik. Bugün on dört Haziran iki bin yirmi altı, Pazar. Ben Pınar.

[YORUMCU] Ben Barış. Bu akşam dünyadan ekonomiye, teknolojiden Türkiye gündemine günün öne çıkan başlıklarını birlikte ele alıp değerlendireceğiz. Pınar, söz sende.

[SPIKER] Şimdi sıra geldi günün dış politika başlıklarına; açıkçası gözler bu akşam tek bir masaya çevrilmiş durumda. Aylardır süren Amerika-İran geriliminde nihayet somut bir adım atılıyor. Başkan Donald Trump, dün gece Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, iki ülke arasındaki anlaşmanın yarın imzalanacağını duyurdu ve bunu, İran için nükleer silaha giden yolu kapatan bir adım olarak nitelendirdi. Masadaki mutabakat metnine göre, çatışmaya ara veren ateşkes 60 gün daha uzatılacak, kapalı tutulan Hürmüz Boğazı imzanın hemen ardından ve geçiş ücreti alınmadan tüm gemilere açılacak. Üstelik anlaşma kapsamında İran'ın, 15 ila 20 yıl boyunca uranyum zenginleştirmemeyi taahhüt etmesi ve bu süre içinde nükleer tesislerini kademeli olarak devre dışı bırakması öngörülüyor.

[SPIKER] Ancak Tahran tarafından gelen ses, Washington'daki iyimserlikle tam olarak örtüşmüyor. İran yönetimi, anlaşmanın bu kadar hızlı imzalanacağı yönündeki iddiaları temkinli karşıladı; yetkililer "bekle ve gör" diyerek son müzakerelerin hâlâ sürdüğünü vurguladı. Arabuluculuk yürüten Pakistan ise metin üzerinde uzlaşıldığını, geriye yalnızca son adımların kaldığını açıkladı. Yani imza masası kurulmuş görünüyor ama mürekkebin kuruması için herkes biraz daha nefesini tutuyor.

[SPIKER] Bu hassas tabloyu zorlaştıran bir gelişme de sahadan geldi. Dün, yani 13 Haziran'da, Güney Lübnan'ın birçok noktasında İsrail hava saldırıları rapor edildi. İsrail ile İran'ın bölgedeki müttefiki Hizbullah arasında son günlerde tırmanan bu çatışmalar, Washington ile Tahran arasındaki barış sürecini gölgeliyor. Bir yanda imza hazırlığı yapılırken, diğer yanda sınır hattında alev alev devam eden bu gerginlik, anlaşmanın ne kadar kırılgan bir zeminde yükseldiğini gösteriyor.

[SPIKER] Diplomasideki bu yumuşamanın yansıması en net biçimde enerji piyasalarında okunuyor. Bir ara 100 doların üzerine fırlayan ham petrol fiyatı, ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağı beklentisiyle hızla geriledi; varil fiyatı 84 doların altına indi. Böylece petrol, 2026'da gördüğü zirveden yaklaşık yüzde 20 değer kaybetmiş oldu. Yine de analistler tedbiri elden bırakmıyor; boğazdaki deniz trafiğinin güvenliğine dair endişeler sürdüğü için fiyatların önümüzdeki birkaç ay 90 ile 100 dolar bandında dalgalanabileceği konuşuluyor.

[SPIKER] Avrupa'ya geçtiğimizde gündem yine Ukrayna. Geçtiğimiz hafta İngiltere, Fransa ve Almanya liderleri, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bir araya gelip beş maddelik ortak bir bildiri yayımlamıştı. Avrupa Birliği liderleri ise Rusya'nın koşulsuz bir ateşkese yanaşması hâlinde sürece daha aktif katılmaya hazır olduklarını belirtiyor; bu konuyu 18-19 Haziran'daki zirvede masaya yatıracaklar. Birliğin Ukrayna'ya verdiği toplam desteğin 200,6 milyar euroya ulaştığını, ayrıca 2026 ve 2027 için 90 milyar euroluk ek bir kredinin onaylandığını da hatırlatalım. Tüm bu hareketliliğin hemen öncesinde, 15-17 Haziran'da Fransa'nın Evian kentinde toplanacak G7 zirvesi de bu hafta diplomasinin nabzını belirleyecek.

[SPIKER] Son olarak Amerika içi siyasetten dikkat çeken bir ayrıntı. Başkent Washington'da, Kennedy Center binasındaki Trump ismi kaldırılıyor. Mahkemeler değişikliği geciktirme girişimlerini reddedince ekipler iskele kurdu; ancak Başkan Donald Trump'ın adını gece yarısına kadar yerinden sökmeyi başaramadılar. Sembolik gibi görünen bu olay, ülkedeki kültür-siyaset geriliminin ne denli kişiselleştiğinin küçük ama çarpıcı bir örneği. Evet, dünya masasında epey yoğun bir gün; Barış, bütün bu tabloyu sen nasıl okuyorsun?

[YORUMCU] Aslında bugünün asıl hikâyesi, bir imzadan çok bir güven sınavı Pınar. Trump'ın "yarın imzalanacak" demesiyle İran'ın "bekle ve gör" demesi arasındaki o boşluk, son aylarda kaç kez tekrarlandığını gördüğümüz bir kalıp; nisan ayında Pakistan'daki görüşmeler de tam böyle umutla başlayıp sonuçsuz dağılmıştı. Bu yüzden piyasaların petrolü 84 dolara kadar indirmesini ben "barış fiyatlandı" değil, "barış umuldu" diye okuyorum; çünkü aynı saatlerde Güney Lübnan'a düşen bombalar, bu anlaşmanın ne kadar ince bir telin üzerinde durduğunu gösteriyor. Uranyum zenginleştirmenin 15-20 yıl dondurulması gerçekten tarihî bir madde olur; ama sahadaki İsrail-Hizbullah çatışması kontrolden çıkarsa, masadaki o metin imzalanmadan anlamını yitirebilir. Avrupa'nın Ukrayna'da koşulsuz ateşkes ısrarıyla, Washington'ın İran'da hızlı imza arayışı yan yana konduğunda ortaya ilginç bir tablo çıkıyor: Batı, iki ayrı cephede aynı anda hem sabrı hem aceleyi savunmak zorunda. Benim bu akşamki notum şu olur; yarın o imza atılırsa dünya rahat bir nefes alır, ama atılmazsa kimse şaşırmasın, çünkü bu film bu yıl bir kez daha gösterime girmişti.

[SPIKER] Şimdi günün teknoloji ve yapay zeka başlıklarına geçiyoruz; bugün gündemin merkezinde yine Türkiye var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'nde 2026 ile 2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nı açıkladı. Plan, fark et, istifade et, üret ve yönet olmak üzere 4 temel eksen üzerine kuruluyor. Erdoğan, önümüzdeki 2 yılda 5 milyon vatandaşa yapay zeka eğitimi verileceğini, altyapı için 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirileceğini ve 2030'a kadar ülkenin veri merkezi kurulu gücünün en az 1 gigavata çıkarılacağını söyledi. Ayrıca her yaştan vatandaşın bu teknolojiyi güvenli biçimde kullanabilmesi için Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı programının başlatılacağını duyurdu.

[SPIKER] Aynı zirvede dikkat çeken bir iş birliği de tanıtıldı. Google ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın birlikte hayata geçirdiği Herkes İçin Yapay Zeka platformu açıklandı. Yapılan tahmine göre bu platform, 2035 yılına kadar Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasına yıllık 96 milyar dolara kadar katkı sunabilir. Yani mesele yalnızca eğitim değil, doğrudan ekonomik büyüme hedefi de masada.

[SPIKER] Yurt dışına baktığımızda en çok konuşulan haber NVIDIA'dan geldi. Şirket, Computex 2026 kapsamında duyurduğu RTX Spark platformuyla, şimdiye kadar büyük ölçüde veri merkezlerinde ve bulutta çalışan gelişmiş yapay zeka modellerini doğrudan kişisel bilgisayarlara taşımayı hedefliyor. NVIDIA ayrıca yeni nesil yapay zeka belleğini birlikte geliştirmek için SK hynix ile çok yıllı bir ortaklık imzaladı.

[SPIKER] Bir diğer çarpıcı gelişme ise dün, yani 13 Haziran'da yaşandı. Yapay zeka şirketi Anthropic, ABD makamlarının güvenlik gerekçesiyle talebi üzerine yeni nesil modeli Claude Fable 5'in kullanımını askıya aldığını açıkladı. Şirket, yabancı uyruklu kullanıcıların erişiminin durdurulmasının istendiğini, uyum sağlamak amacıyla da Fable 5 ve Mythos 5 modellerinin tüm müşteriler için geçici olarak devre dışı bırakıldığını bildirdi.

[SPIKER] Son olarak iki kısa başlık. Apple, kendi sisteminin yanında Google'ın Nano Banana adlı gelişmiş görsel modeli başta olmak üzere sektörün önde gelen yapay zeka motorlarına da platformunda resmî olarak yer vereceğini duyurdu. OpenAI ise ChatGPT için uzun süredir beklenen ebeveyn denetimi özelliğini önümüzdeki ay kullanıma açacağını açıkladı. Barış, bayağı yoğun bir gündem var; sen bu tabloyu nasıl okuyorsun?

[YORUMCU] Bence bugünün asıl hikâyesi, yapay zekanın artık bir vitrin teknolojisi olmaktan çıkıp devlet politikasının merkezine yerleşmesi. Türkiye'nin 10 milyar dolarlık altyapı ve 1 gigavatlık veri merkezi hedefi, Google'ın 96 milyar dolarlık katkı tahmini gibi rakamlarla birleşince, bu işin artık eğitim seminerleri değil, doğrudan elektrik, çip ve enerji yarışı olduğunu görüyoruz. NVIDIA'nın modelleri bilgisayara taşıma hamlesi de aynı tablonun öteki yüzü; güç buluttan masaüstüne inerken, bu kapasiteyi kim üretip kim yönetecek sorusu kritik hâle geliyor. Anthropic örneği ise işin gölgede kalan tarafını hatırlatıyor; yani teknoloji hızlandıkça, devletlerin "kim neye erişsin" kontrolü de aynı hızla sertleşiyor, bu da küresel bir parçalanmanın işareti olabilir. Kısacası bugün hem büyük bir iştah hem de büyük bir temkin aynı anda masada, ve önümüzdeki dönemde asıl belirleyici olan, ülkelerin bu ikisi arasında nerede durduğu olacak.

[SPIKER] Şimdi günün ekonomi ve piyasalar tarafına geçiyoruz; haftanın son işlem gününü geride bıraktık ve tablo oldukça hareketliydi. Önce kurlarla başlayalım. Dolar bugün 46,28 lira seviyesinde, büyük ölçüde yatay bir seyir izledi; euro ise 53,60 liradan işlem gördü, sterlinle birlikte küçük çaplı bir gerileme yaşadı. Yani döviz cephesinde tansiyon görece sakin, kur dünkü seviyelerini korudu.

[SPIKER] Altında ise yukarı yönlü hareket sürüyor. Gram altın güne yüzde 0,31 yükselişle başladı ve 6.444 lira satış fiyatına ulaştı; çeyrek altın da 10.530 lira bandına çıktı. Serbest piyasada talebin canlı kaldığını, küresel belirsizliğin yatırımcıyı yeniden altına yönlendirdiğini görüyoruz.

[SPIKER] Borsa tarafında ise tablo olumluydu. BIST 100 endeksi, haftanın son işlem günü olan cumayı 14.038 puan civarında tamamladı ve haftalık bazda yüzde 1,8 değer kazandı. Bankacılık ve sanayi hisselerindeki alımlar endeksi yukarı taşıyan başlıca güç oldu; yani borsa, kurdaki istikrarın da desteğiyle haftayı kazançla kapattı.

[SPIKER] Para politikası cephesinde de önemli bir başlık vardı. Merkez Bankası, geçtiğimiz perşembe açıkladığı kararla politika faizini yüzde 37'de sabit tuttu; gecelik borç verme faizini yüzde 40, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde bıraktı. Kurul, enflasyonun mayısta ana eğiliminde bir miktar düşüş gösterdiğini, ancak sıkı duruşun dezenflasyon süreci için korunacağını vurguladı.

[SPIKER] Son olarak küresel tarafa bakalım, çünkü iç piyasayı da doğrudan etkiliyor. ABD ile İran arasındaki gerilim enerji fiyatlarında oynaklığı sürdürüyor; petroldeki yukarı yönlü baskı, hem altın talebini hem de risk algısını besliyor. Merkez Bankası da kararında jeopolitik gelişmelere bağlı enerji fiyatı dalgalanmasına ayrıca dikkat çekti. Barış, rakamlar masada; sen bu tabloyu nasıl okuyorsun?

[YORUMCU] Bence en kritik nokta, kurdaki sakinliğin tesadüf olmaması; Merkez Bankası faizi yüzde 37'de tutarak "henüz gevşeme vakti değil" mesajını net biçimde verdi ve piyasa da bunu kur tarafında istikrarla ödüllendirdi. Borsanın haftayı yüzde 1,8 artıyla kapatması, yatırımcının bu sıkı duruşu bir güven unsuru olarak okuduğunu gösteriyor; çünkü öngörülebilirlik, sermaye için faizin kendisinden bile değerli olabiliyor. Öte yandan altındaki yükseliş beni asıl düşündüren taraf; bu, içeride değil dışarıda, yani ABD-İran hattındaki gerilimde fiyatlanan bir korku primi. Enerji fiyatları tırmanırsa bunun enflasyona gecikmeli bir baskı olarak geri döneceğini ve Merkez Bankası'nın elini zorlaştıracağını unutmamak lazım. Kısacası tablo bugün dengeli görünüyor ama bu dengenin bekçisi içeride faiz, dışarıda ise petrol fiyatı; ikisinden biri kıpırdarsa hafta sonu bu sakinliği aynı kelimelerle anlatamayabiliriz.

---

Kelime sayısı ~330; istenen 450-750 aralığının altında kaldı. Aralığa çekmek için Pınar'ın sunumuna bir-iki haber daha ekleyebilirim (örn. enflasyon verisi, sanayi üretimi veya bir şirket/sektör haberi). İstersen genişleteyim mi, yoksa bu haliyle yeterli mi?

**Kaynaklar:** - [Mynet — Dolar 14 Haziran 2026](https://finans.mynet.com/haber/detay/doviz/dolar-bugun-kac-tl-14-haziran-pazar-2026-dolar-ne-kadar/558128/) - [Mynet — Çeyrek/Gram altın 14 Haziran 2026](https://finans.mynet.com/haber/detay/altin/bugun-ceyrek-altin-kac-tl-14-haziran-pazar-2026-gram-tam-cumhuriyet-kapalicarsi-anlik-fiyatlar/558143/) - [Mynet — BIST 100 (XU100)](https://finans.mynet.com/borsa/endeks/xu100-bist-100/) - [CNN Türk — TCMB Haziran 2026 faiz kararı](https://www.cnnturk.com/ekonomi/galeri/merkez-bankasi-faiz-karari-haziran-2026-tcmb-faizi-sabit-mi-tutacak-dusecek-mi-artacak-mi-gozler-ppkda-3429607) - [Prozon — Politika faizi yüzde 37'de sabit](https://prozon.net/sirkuler/merkez-bankasi-haziran-2026-para-politikasi-kurulu-karari-politika-faizi-yuzde-37de-sabit-tutuldu/)

[SPIKER] Akşamın bu ilk bölümünde gözünüzü yurt içine, Türkiye gündemine çevirelim; başlıkların yine en yoğun olduğu kısımdayız. Gündemin birinci sırasında hiç kuşkusuz CHP'deki hukuk depremi var. Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi'nin partinin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin verdiği mutlak butlan kararının ardından süreç hızla derinleşiyor. Mahkeme, 4-5 Kasım 2023'teki kurultayı ve sonrasında yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayları geçersiz saymış, Özgür Özel ve yönetimi görevden uzaklaştırılırken Kemal Kılıçdaroğlu ile eski Parti Meclisi üyeleri geçici olarak göreve iade edilmişti. Bugün gelen bilgilere göre tablo daha da gerginleşiyor; CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, mutlak butlan kararıyla genel başkanlığa getirilen Kılıçdaroğlu'nun İstanbul, Ankara ve İzmir il başkanlarını görevden almaya hazırlandığını iddia etti. Hatırlatalım, normal şartlarda mutlak butlan kararları kesinleşmeden uygulanmıyor; ancak mahkemenin ihtiyati tedbir kararı Özel'in yetkilerini temyiz süreci boyunca dondurmuş durumda. Parti tabanı ise tepkili; Ankara'daki genel merkez önünde Özgür Özel'e destek için bekleyişini sürdürüyor.

[SPIKER] Bu hukuk-siyaset hattının bir ucu da Avrupa'da. Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye raporu oylanırken, isminin insan hakları ihlalleri gerekçesiyle yaptırım listesine alınması gündeme gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten sert bir çıkış geldi. Gürlek, "Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır" diyerek karara itibar etmediklerini vurguladı. Yani iç hukuktaki tartışma, dış politikaya da doğrudan yansımış durumda.

[SPIKER] Meclis cephesine geçelim. TBMM yeni haftaya yoğun bir gündemle giriyor. Genel Kurul'da, Emniyet Teşkilatı'na ve basına yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ele alınacak. Özellikle basını ilgilendiren maddeler şimdiden muhalefetin itirazlarıyla karşılaşıyor; teklifin komisyon ve Genel Kurul trafiğinin bu hafta hayli hareketli geçmesi bekleniyor.

[SPIKER] Sokaktaki tabloya da bir başlık açalım. Ankara'da, TBMM önünde basın açıklaması yapmak isteyen ve Güvenpark'ta toplanan özel sektör öğretmenlerine polis müdahale etti. Müdahale sırasında Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Eren Edebali ile bir sendika üyesi gözaltına alındı. Öğretmenler özlük hakları ve çalışma koşullarına dikkat çekmek istediklerini belirtiyordu; gözaltılar kısa sürede tepki topladı.

[SPIKER] Cumhurbaşkanlığı cephesinde ise gündem teknolojiydi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tersane İstanbul'da düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'ne katıldı ve 2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nı açıkladı. Erdoğan, planın "Fark Et", "İstifade Et", "Üret" ve "Yönet" olmak üzere 4 temel eksenden oluştuğunu söyledi. Ayrıca 81 ilde yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşa eğitim verilecek Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı Programı'nın başlatılacağını duyurdu. Erdoğan, Türkiye'nin yapay zeka çağının öncülerinden olacağı iddiasını da yineledi.

[SPIKER] Bir de gün sonu ekonomi tablosuna bakalım, çünkü vatandaşın cebini en çok bu ilgilendiriyor. 13 Haziran kapanışında dolar 46,28 lira, euro ise 53,60 lira seviyelerindeydi. Gram altın 6.368 lira civarında işlem gördü, çeyrek altının satışı ise 10.412 liraya kadar çıktı. Borsa tarafında BIST 100 endeksi 13.938 puan seviyesinde seyretti. Yani döviz ve altında yukarı yönlü baskı sürerken, borsa da yatırımcının nabzını yüksek tutmaya devam ediyor.

[SPIKER] Epey dolu bir Türkiye masası oldu Barış; hukuk, Meclis, sokak ve ekonomi aynı anda kaynıyor. Sen bu tabloyu nasıl okuyorsun, neresinden tutalım?

[YORUMCU] Doğrusu Pınar, bugünkü manzarada her başlık aslında tek bir eksene, yani siyasetin giderek mahkeme salonlarına taşınmasına bağlanıyor; CHP'deki mutlak butlan kararı ve şimdi il başkanlıklarına kadar inen tartışma, ana muhalefeti içeride enerjisini tüketen, dışarıda ise Avrupa Parlamentosu'ndaki yaptırım tartışmasıyla iç içe geçen bir kıskaca sokuyor. Akın Gürlek'in "bağımsız Türk mahkemeleri" vurgusu ile öğretmenlere yapılan polis müdahalesi yan yana gelince, iktidarın hem hukuk hem de sokak üzerinde alanı sıkı tuttuğu, muhalefetin ise savunma pozisyonunda kaldığı bir tablo çıkıyor karşımıza. İşin ilginç yanı, tüm bu gerilimin ortasında Erdoğan'ın yapay zeka eylem planıyla geleceğe, 2030'a uzanan bir gündem belirlemesi; bu, kısa vadeli kavgaların gölgesinde "vizyon siyaseti" yapma çabası olarak okunabilir. Ama o vizyonun inandırıcılığı, vatandaşın bugün baktığı 46,28 liralık dolara ve 6.368 liralık gram altına çarpıyor; yani sandıktaki asıl soru yapay zeka değil, hâlâ hayat pahalılığı olmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde gözümü en çok temyiz sürecine ve Meclis'teki basın düzenlemesine dikeceğim, çünkü ikisi birden Türkiye'de muhalefetin ve basının manevra alanını doğrudan belirleyecek.

[SPIKER] Spor gündemine geçiyoruz; bugün manşetler büyük ölçüde 2026 Dünya Kupası'na ayrıldı.

[SPIKER] A Milli Takımımız, Kanada'da düzenlenen Dünya Kupası'ndaki ilk maçında sahadan istediği sonuçla ayrılamadı. Türkiye saatiyle sabah 07.00'de Vancouver'daki BC Place Stadı'nda oynanan D Grubu karşılaşmasında milliler, Avustralya'ya 2-0 mağlup oldu. Turnuvanın ilk sürpriz sonuçlarından biri olarak değerlendirilen bu mağlubiyet, dünya basınında da geniş yer buldu. Kötü bir başlangıç yapan ay-yıldızlılar için artık gruptaki ikinci maç kritik önem taşıyor.

[SPIKER] Dünya Kupası'nda heyecan dün akşam ve bugünün ilk saatlerinde toplam 5 maçla sürdü. C Grubu'nda gecenin öne çıkan karşılaşmasında favori Brezilya, Fas'la sahaya çıktı; aynı grupta Haiti ile İskoçya da mücadele etti. Avrupa'nın güçlü ekiplerinden Almanya ise Curaçao karşısında grup mücadelesine başladı. Turnuva, önümüzdeki günlerde dört ve beş maçlık programlarla yoğun bir şekilde devam edecek.

[SPIKER] Yurt içine, basketbola dönüyoruz. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde final serisi nefes kesiyor. Ataşehir'de oynanan kritik karşılaşmada Beşiktaş Gain, son şampiyon Fenerbahçe Beko'yu mağlup ederek seride saha avantajını eline geçirdi. Maça damga vuran isim, kaydettiği 20 sayıyla takımının en skorer oyuncusu olan Berk Uğurlu oldu. Şampiyonluğu belirleyecek seri, taraftarlara çekişmeli anlar yaşatmaya devam ediyor.

[SPIKER] Milli takımın Dünya Kupası kampından bir gelişme de var. Avustralya maçı öncesi Kanada'daki ilk idmanını yapan kafilede, yıldız oyuncu Kenan Yıldız'ın durumu kısa süreli endişe yaratmıştı. Genç futbolcunun antrenmanlardaki son durumu yakından takip edildi; teknik heyetin gruptaki kalan maçlar için kadro planlamasında bu detaylar belirleyici olacak.

[SPIKER] Transfer cephesinde ise gözler yine Süper Lig'in iki dev kulübünde. Fenerbahçe ve diğer büyük takımlar, yeni sezon hazırlıkları kapsamında transfer listelerini şekillendirirken, kulüplerin gündemindeki isimlere dair haberler her geçen gün artıyor. Sezon arası hareketliliğinin önümüzdeki haftalarda ivme kazanması bekleniyor.

[SPIKER] Sporda günün özeti bu şekilde; milli takımımızın Dünya Kupası serüvenini ve basketbol finallerini yakından izlemeye devam edeceğiz.

[SPIKER] Şimdi biraz da kültür ve sanat dünyasına uzanalım; bu akşam ekranlarda renkli bir tablo var. İstanbul, sanatın kalbinin attığı bir merkeze dönüşmüş durumda. Bugün Şerefiye Sarnıcı'nda heykel sanatçısı Seçkin Pirim'in "Dün ile Bugün" sergisi kapılarını açtı. Sergi, sarnıcın asırlık tarihî mimarisini çağdaş sanat diliyle buluşturuyor; heykeller ve tasarım çalışmaları, suyun yansımalarıyla birlikte ziyaretçilere âdeta zamanlar arası bir yolculuk yaşatıyor. Antik mekânla modern sanatın bu buluşması, bu yaz İstanbul'da görülmesi gereken sergilerin başında geliyor.

[SPIKER] Müzik cephesinde ise hafta sonu adeta bir festival coşkusu hâkim. Dün Parkorman'da kapılarını açan Positive Vibrations festivali bugün de devam ediyor; sahnede Kasabian, Two Door Cinema Club ve The Away Days gibi gruplar müzikseverlerle buluşuyor. Yine bu akşam İstanbul'da pek çok konser var; örneğin Hande Yener saat 18.00'de sahne alırken, dün akşam efsane rock ismi Alice Cooper da Lifepark'ta binlerce hayranıyla bir araya geldi. Anlaşılan o ki bu hafta sonu şehrin nabzı müzikle atıyor.

[SPIKER] Sinema dünyasından da önemli bir gelişme aktaralım. Bu hafta sonu İstanbul'da 5. Sinematek Günleri kapsamında Sektör Buluşmaları düzenleniyor. Etkinlikte 30'a yakın panel, söyleşi ve atölye yer alıyor; sektörün yönetmenlerinden yapımcılarına kadar pek çok ismi bir araya getiren bu buluşma, Türk sinemasının geleceğine dair önemli tartışmalara sahne oluyor.

[SPIKER] Kültür rotalarına da değinmeden geçmeyelim. Türkiye Kültür Yolu Festivali, bugün sona eriyor; Trabzon, 6 Haziran'dan bu yana dokuz gün boyunca yüzlerce etkinliğe ev sahipliği yaptı. Konserlerden sergilere, atölyelerden söyleşilere uzanan zengin bir programla şehir adeta bir açık hava sanat merkezine dönüştü. Festivalin bu dördüncü edisyonu, Karadeniz'in incisini binlerce sanatseverle buluşturdu.

[SPIKER] Müzik raflarına da kısaca bakalım; bu hafta yeni albümler de dinleyicisiyle buluştu. Usta caz gitaristi Neşet Ruacan'ın "Uyanış" adlı albümü, vitrindeki dikkat çeken çalışmaların başında geliyor. Kısacası bugün kültür sanat gündemi; sergiden konsere, festivalden sinemaya kadar dört bir yandan dolu dolu bir tablo çiziyor ve sanatseverlere oldukça bereketli bir hafta sonu sunuyor.

[SPIKER] Şimdi de bugünün ve önümüzdeki günlerin takip edilecek başlıklarına göz atalım; takvim oldukça yoğun.

[SPIKER] Gündemin ilk sırasında dış politika var. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki nükleer ve Hürmüz Boğazı mutabakatının bugün, 14 Haziran'da imzalanması bekleniyordu. Başkan Trump anlaşmanın imzaya hazır olduğunu ve imzanın hemen ardından Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilere açılacağını söylemişti. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bakai, dün yaptığı açıklamada imzanın bugün gerçekleşmesinin zor olduğunu belirtti. Sızan metne göre İran boğazı açacak, Amerika ise deniz ablukasını kaldıracak, 25 milyar dolarlık dondurulmuş varlığı serbest bırakacak ve petrol yaptırımlarını askıya alacak. İran tarafında ise yeni uranyum zenginleştirmenin durdurulması ve mevcut yüksek zenginlikteki stokun seyreltilmesi öngörülüyor. İmza atılıp atılmayacağını ve enerji fiyatlarına yansımasını gün içinde yakından izleyeceğiz.

[SPIKER] Ekonomi cephesinde gözler bu hafta yurt dışında. Amerikan Merkez Bankası Fed'in faiz kararı, 17 Haziran Çarşamba günü Türkiye saatiyle 21.00'de açıklanacak. Bu karar doların, altının ve borsanın yönü açısından kritik. Hatırlatalım, yurt içinde Merkez Bankası 11 Haziran'daki toplantısında politika faizini yüzde 37 düzeyinde sabit tutmuştu; piyasa katılımcıları önümüzdeki üç toplantıda faizin sırasıyla yüzde 37, yüzde 36,34 ve yüzde 34,72 seviyelerine doğru ilerleyeceğini öngörüyor. Yıl sonu enflasyon ve dolar tahminlerindeki güncellemeler de haftanın takip edilecek başlıkları arasında.

[SPIKER] Yurt içinde deprem hareketliliği de yakından izlenen konulardan. Bugün gece yarısı Gaziantep Nurdağı'nda 4,6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi ve çevre illerde hissedildi. Sabaha karşı Afyonkarahisar merkez üssünde 3,2'lik bir sarsıntı, ardından Balıkesir Sındırgı'da bir deprem daha kaydedildi. AFAD ve Kandilli'nin açıklamaları gün boyu güncel tutulacak.

[SPIKER] Spor gündeminde ise Dünya Kupası heyecanı zirvede. Bugün sabaha karşı oynanan Avustralya-Türkiye maçını milyonlar dev ekranlarda izledi; Millî Takım'ın grup mücadelesi önümüzdeki günlerde de gündemin tepesinde kalacak. Hatta bugün yapılması planlanan bir sınav, maça denk geldiği için bir gün öne çekilmişti.

[SPIKER] Önümüzdeki haftaya baktığımızda Fed kararı sonrası küresel piyasaların tepkisi, İran-ABD mutabakatının enerji ve petrol fiyatlarına etkisi ve Dünya Kupası'nda Türkiye'nin gruptan çıkma mücadelesi öne çıkan başlıklar olacak. Bütün bu gelişmeleri sizin için adım adım takip etmeyi sürdüreceğiz.

[SPIKER] Gelelim günün hava durumuna; hafta sonunu planlayanların merak ettiği o tabloya bakalım. Önce İstanbul. Bugün İstanbul'da hava parçalı bulutlu, sıcaklık 25 derece civarında seyredecek; yağış beklenmiyor, yani şemsiyeye gerek yok. Yarın için tablo biraz daha açılıyor; az bulutlu, güneşli bir hava ve sıcaklık 28 dereceye kadar yükseliyor. Ankara'ya geçtiğimizde ise hava yine kuru ve sakin. Başkentte bugün az bulutlu, güneşli bir gün bizi karşılıyor ve sıcaklık 28 derece dolaylarında. Yarın da benzer bir hava hâkim; güneşli, yağışsız bir Ankara günü görüyoruz. Üç büyük şehrin en sıcağı ise bugün de İzmir oluyor. Ege'nin incisinde hava güneşli ve açık; sıcaklık 34 dereceye kadar tırmanıyor, dolayısıyla sahil ve serinlik arayışı artacak gibi. İzmir'de yarın da güneşli ve sıcak hava devam ediyor, yağmur ufukta görünmüyor. Kısacası bugün ve yarın için üç şehrimizde de yağışsız, büyük ölçüde güneşli bir hava bizi bekliyor; özellikle İzmir tarafında yüksek sıcaklıklara karşı bol su içmeyi ve güneşten korunmayı ihmal etmeyin.

[SPIKER] Akşam bültenimizin sonuna geldik. Gündemi sizin için Nöron değerlendirdi. Bilgiyle kalın, hoşça kalın.