← Nöron Haber

Akşam Haberleri — 16 Haziran 2026

2026-06-16 · 28 dk

▶ Spotify’de dinle

ABD ile İran, üç ayı aşkın savaşı sonlandıran çerçeve anlaşmasında uzlaştı; petrol geriledi, borsalar yükseldi, ancak Gazze'de ateşkese rağmen insani kriz sürüyor. Teknolojide Türkiye'nin Yapay Zekâ Eylem Planı, SpaceX'in rekor halka arzı ve bir yapay zeka modeline getirilen erişim kısıtı öne çıktı. Yurt içinde CHP'deki kurultay davası ve olağanüstü kurultay tartışmaları, motorindeki indirim, Merkez Bankası anketi gündemdeydi; sporda A Milli Takım Dünya Kupası'na yenilgiyle başladı, kültür tarafında ise Kültür Yolu ve caz festivalleri takvimi doldurdu.

Bölüm metni

[SPIKER] İyi akşamlar. Nöron Haber akşam bülteninde bugünün öne çıkan gelişmelerini sizin için derledik ve değerlendirdik. Bugün on altı Haziran iki bin yirmi altı, Salı. Ben Pınar.

[YORUMCU] Ben Barış. Bu akşam dünyadan ekonomiye, teknolojiden Türkiye gündemine günün öne çıkan başlıklarını birlikte ele alıp değerlendireceğiz. Pınar, söz sende.

[SPIKER] Dünya ve ABD masasına geçiyoruz; bu akşam gündemin merkezinde yine Ortadoğu var ama bu kez sahneyi değiştiren bir gelişmeyle. Washington ile Tahran, üç ayı aşkın süredir devam eden savaşı bitirmeyi amaçlayan bir çerçeve anlaşmasında uzlaştı. Dün açıklanan mutabakata göre iki taraf da tüm cephelerde, Lübnan dahil, askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sonlandırılacağını ilan etti. Anlaşmanın resmi imza töreninin cuma günü İsviçre'de yapılması planlanıyor.

[SPIKER] Detaylara indiğimizde tablo biraz daha karmaşık. ABD tarafı, deniz ablukasının kaldırılması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması talimatını verdi; bu, küresel enerji ticareti açısından kritik bir adım. Ancak metin bazı başlıkları havada bırakıyor. Taraflara, İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoğu ve nükleer programının geleceği konusunda anlaşmak için 60 günlük bir süre tanınmış durumda. İran, düşük seviyede zenginleştirmeye izin verileceğini söylüyor; buna karşılık yurt dışında donmuş milyarlarca dolarlık varlığının iadesini ve yaptırımların kaldırılmasını masaya koymuş durumda.

[SPIKER] Bu haberin piyasalardaki yansıması da çok hızlı oldu. Anlaşma duyurulur duyulmaz küresel borsalar sert biçimde yükseldi. Hürmüz Boğazı üzerinden taşımacılığın yeniden başlayabileceği beklentisiyle petrol fiyatları varil başına 4 doların üzerinde geriledi. Yani savaşın gölgesinde aylardır gergin seyreden enerji piyasaları, bir nebze de olsa nefes aldı; tabii bu rahatlamanın kalıcı olup olmayacağı önümüzdeki haftalarda imza sürecinin nasıl ilerleyeceğine bağlı.

[SPIKER] Gazze cephesinde ise tablo maalesef çok daha karanlık. Sahadan gelen güncel bilgiler, ilan edilen ateşkese rağmen sorunların sürdüğünü gösteriyor. Bölgedeki kaynaklara göre ateşkesin açıklanmasından bu yana en az 932 kişi hayatını kaybetti ve insani yardımların girişi ciddi şekilde kısıtlanmış durumda. Yerinden edilmeler devam ediyor; Gazzeli siviller arabulucuların nerede olduğunu sorarak süreçteki boşluğa dikkat çekiyor. Yani bir tarafta diplomasi masaları kurulurken, diğer tarafta sahadaki insani kriz ağırlığını koruyor.

[SPIKER] Afrika'dan iki başlık var, ikisi de uluslararası kurumların gündeminde. Birincisi Sudan'dan: Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, 2026'nın ilk beş ayında ülkede insansız hava aracı saldırılarında 1000'den fazla sivilin öldüğünü açıkladı. İkincisi ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusundan: Ituri bölgesinde yeni bir Ebola salgını tespit edildi ve bu salgın, zaten kırılgan olan sağlık sistemini ciddi biçimde zorluyor. Her iki gelişme de yardım kuruluşları için yeni bir alarm zili anlamına geliyor.

[SPIKER] Son olarak Afganistan'a uzanalım. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, oy birliğiyle bir karar kabul ederek Taliban yönetimine çağrıda bulundu. Kararda, kadınlara yönelik kısıtlamaların geri alınması, insan haklarının genişletilmesi ve ülkede faaliyet gösteren silahlı gruplara ilişkin endişelerin giderilmesi isteniyor. Konsey ayrıca BM'nin Afganistan'daki siyasi misyonunun süresini 17 Haziran 2027'ye kadar uzattı. Yani uluslararası toplum, Taliban yönetimi üzerindeki diplomatik baskıyı bir yıl daha sürdürme kararı almış oldu.

[SPIKER] Bu kadar yoğun bir gündemi tek başıma taşımak istemiyorum doğrusu; senin de bu masaya bir el atman lazım Barış. Özellikle şu İran anlaşmasının ardındaki tabloyu nasıl okuyorsun, merak ediyorum.

[YORUMCU] Açıkçası bu anlaşma kâğıt üzerinde büyük bir başarı gibi görünüyor ama ben asıl kritik kısmın imzadan sonra başlayacağını düşünüyorum, çünkü o 60 günlük süre tam anlamıyla bir sınav alanı. Uranyum stoğu, donmuş varlıklar ve yaptırımlar gibi başlıklar tek tek çözülmediği sürece, bugün sağlanan ateşkesin her an kırılganlaşma riski var; piyasaların bu kadar hızlı sevinmesi de bana biraz erken geldi, çünkü petroldeki o 4 dolarlık düşüş tek bir kötü haberle tersine dönebilir. Diğer yandan Gazze tablosu, bir ateşkesin sadece ilan edilmekle bitmediğini, sahada uygulanmadığı sürece kâğıtta kaldığını çok acı biçimde gösteriyor; Sudan'daki sivil kayıplar ve Kongo'daki Ebola salgını da dünyanın dikkatinin tek bir bölgeye kilitlendiği bu günlerde, başka coğrafyalardaki krizlerin nasıl gölgede kalabildiğini hatırlatıyor. Afganistan kararını ise ben sembolik olduğu kadar anlamlı buluyorum; Güvenlik Konseyi'nin oy birliğiyle hareket etmesi nadir bir uzlaşı ama bu çağrıların sahada karşılık bulup bulmayacağını önümüzdeki bir yıl içinde göreceğiz. Sonuçta bütün bu başlıklar bana şunu söylüyor: Diplomasi masaları hiç bu kadar hareketli olmamıştı ama o masalarda alınan kararların sahaya inmesi her zaman çok daha yavaş ve sancılı oluyor.

[SPIKER] Teknoloji ve yapay zeka tarafında bugün masamızda yine yoğun bir gündem var, sırayla aktarayım. Önce ülkemizden başlayalım. Türkiye, 2026-2030 yıllarını kapsayan Yapay Zekâ Eylem Planı'nı bu hafta resmen duyurdu. Plan; veri merkezi altyapısı, yerli model geliştirme ve kamuda yapay zeka kullanımını öne çıkarıyor. Hedef, Türkiye'yi bu alanda üreten tarafa taşımak ve dijital dönüşümü hızlandırmak olarak özetleniyor.

[SPIKER] Dünya borsalarında ise konuşulan tek bir isim vardı: SpaceX. Elon Musk'ın şirketi birkaç gün önce Nasdaq'ta SPCX koduyla işlem görmeye başladı ve bu, Wall Street tarihinin en büyük halka arzı olarak kayıtlara geçti. Şirket, hisse başına 135 dolardan toplam yaklaşık 75 milyar dolar topladı; bu da SpaceX'e kabaca 1,77 trilyon dolarlık bir değer biçildiği anlamına geliyor. İlk işlem gününde hisseler açılışta hızlı bir yükselişle 160 doların üzerini test etti.

[SPIKER] Yapay zeka modelleri tarafında ise hareketli bir hafta yaşanıyor. ABD Ticaret Bakanlığı, ihracat kontrolü gerekçesiyle bazı üst düzey yapay zeka modellerinin genel erişimini geçici olarak kapattı. Kararın arkasında, bir modelin güvenlik sistemlerinin aşıldığı ve şirket içi yönergelerin internete sızdırıldığı yönündeki iddialar var. İlgili şirket, erişimi en kısa sürede yeniden açmak için çalıştıklarını ancak net bir takvim veremeyeceklerini bildirdi. Bu gelişme, kurumların tek bir buluta bağımlı kalmak yerine yerel ve çok sağlayıcılı yapay zeka altyapısına yönelmesini yeniden gündeme getirdi.

[SPIKER] Sektörün finans ayağı da hızlanıyor. Önde gelen yapay zeka şirketlerinden biri, yıllık yinelenen gelirinin Mayıs ayı itibarıyla 47 milyar dolara ulaştığını açıkladı; bu rakam, 2025 sonundaki 9 milyar dolarlık seviyeye göre çarpıcı bir sıçrama. Aynı dönemde sektörde halka arz hazırlıkları da derinleşiyor, birden fazla büyük laboratuvar aynı anda borsaya açılma yolunda ilerliyor. Bu arada yeni nesil modeller cephesinde de beklenti yüksek; 2 milyon kelimelik bağlam penceresi ve gelişmiş akıl yürütme modu sunması beklenen yeni bir büyük modelin bu ayın sonuna doğru tanıtılması konuşuluyor.

[SPIKER] Bu kadar yoğun bir tabloyu en iyi sen toparlarsın Barış, sahne senin.

[YORUMCU] Teşekkürler Pınar, çünkü aslında bu haberlerin hepsi tek bir cümlede birleşiyor: yapay zeka artık bir uygulama meselesi değil, doğrudan altyapı ve egemenlik meselesi haline geldi. SpaceX'in trilyon dolarlık halka arzı ile bir modelin devlet kararıyla bir günde kapatılabilmesi yan yana konduğunda, ortaya çok net bir tablo çıkıyor; bu teknolojiye kimin sahip olduğu kadar, ona kimin erişimi kontrol ettiği de en az o kadar kritik. İşte tam bu yüzden Türkiye'nin yerli model ve veri merkezi vurgusu yapan eylem planı bana zamanlama olarak son derece isabetli görünüyor, çünkü dışa bağımlılığın bir anda risk üretebildiğini bu hafta canlı canlı gördük. 47 milyar dolarlık gelirler ve dev halka arzlar ise bize maliyetlerin de aynı hızla büyüdüğünü, bu yarışın artık ciddi bir sermaye işi olduğunu hatırlatıyor. Kısacası önümüzdeki dönemde ölçeceğimiz şey yalnızca modellerin ne kadar akıllı olduğu değil, ülkelerin ve şirketlerin bu gücü ne kadar dayanıklı, ne kadar kendi ayakları üzerinde durarak kullanabildiği olacak.

[SPIKER] Şimdi günün ekonomi ve piyasalar tablosuna geçiyoruz; bugün gündemi yurt dışından gelen bir barış haberi belirledi. ABD ile İran arasında, Pakistan'ın arabuluculuğuyla varılan resmi anlaşma duyuruldu ve bu gelişme küresel piyasaları adeta elektriklendirdi. İki ülkenin de üst düzey yetkililerince doğrulanan bu adım, özellikle enerji tarafında sert bir hareketin fitilini ateşledi.

[SPIKER] Anlaşmanın en somut yansıması petrol fiyatlarında oldu. Brent petrol, yüzde 4'ün üzerinde değer kaybederek 83 dolar seviyelerine kadar geriledi; bu, aylardır görülen en düşük seviyelerden biri. Orta Doğu'daki gerilimin yumuşaması, arz endişelerini hızla dağıttı ve enerji fiyatlarındaki bu gevşeme dalgası doğrudan cebimize de yansıdı. Motorin fiyatlarında litre başına 1,22 liralık bir indirim bugünden itibaren pompalara yansımış durumda; sürücüler için en azından bu hafta biraz nefes aldıran bir gelişme.

[SPIKER] Yurt içi piyasalara baktığımızda, Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi 14.446 puan seviyesinde işlem gördü. Döviz tarafında ise dolar 46,29 lira, euro ise 53,66 lira civarında dengelendi; tablo görece sakin bir seyir izledi. Burada dikkat çeken bir başka veri de Türkiye'nin risk algısına dair: 5 yıllık kredi risk primi, yani CDS, 225 baz puana kadar inerek şubat ayından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Bu da yabancı yatırımcı gözünde tabloya olumlu yansıyan bir gösterge.

[SPIKER] Değerli madenlere gelince, altın bugün de yükselişini sürdürdü. Küresel piyasalarda ons altın yüzde 2'nin üzerinde primlenerek 4.300 doların üzerine çıktı. Yurt içinde gram altın güne 6.428 liradan başladı ve gün içinde 6.435 lira seviyelerini test etti. İlginç olan şu: petrol düşerken altının yükselmesi, yatırımcının bir yandan jeopolitik rahatlamayı fiyatlarken bir yandan da güvenli liman arayışını sürdürdüğünü gösteriyor. Yurt içi gündemde ise Türkiye İstatistik Kurumu bugün nisan ayı ciro ve ticaret hacmi ile mayıs ayı tarım ürünleri üretici fiyatları verilerini açıkladı; Hazine de devlet tahvili ve kira sertifikası ihraçlarını gerçekleştirdi.

[SPIKER] Tablo bu şekilde Barış; bir yanda barış haberiyle gelen petrol indirimi, diğer yanda yükselişini sürdüren altın. Bu fotoğrafı sen nasıl okuyorsun?

[YORUMCU] Aslında bugünkü tablo, piyasaların aynı haberi iki farklı pencereden nasıl okuyabildiğinin çok güzel bir örneği Pınar. ABD-İran anlaşması, petrolü aşağı çekerken risk iştahını artırıyor; CDS'in şubattan bu yana en düşük seviyeye inmesi de tam olarak bu güven tazelenmesinin yansıması, çünkü Orta Doğu'da tansiyonun düşmesi Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı, jeopolitik risklere duyarlı ülkeler için doğrudan bir kazanç. Petroldeki gerilemenin akaryakıta indirim olarak yansıması ise enflasyonla mücadele açısından kıymetli bir destek; ulaştırma ve lojistik maliyetleri düştükçe bu, zamanla raflara da olumlu yansıyabilir. Altının bu ortamda bile yükselmeye devam etmesi ilk bakışta çelişkili görünebilir ama değil; küresel ölçekte merkez bankalarının alımları ve uzun vadeli belirsizlikler altını yapısal olarak destekliyor, dolayısıyla jeopolitik rahatlama tek başına bu trendi tersine çevirmeye yetmiyor. Kısacası bugün hem cepteki akaryakıt faturası hem de yatırımcının risk algısı açısından nispeten olumlu bir gün geçirdik; ama dikkatle izlenmesi gereken, bu barış anlaşmasının kalıcı olup olmayacağı, çünkü enerji piyasaları bu tür haberlerde olduğu kadar geri dönüşlerde de aynı hızla tepki verebiliyor.

[SPIKER] Türkiye masasına geçiyoruz; günün siyaset gündeminde yine ana muhalefet partisindeki hareketlilik vardı. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki kurultay davası süreci bugün de en çok konuşulan başlıktı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin partinin 38'inci olağan kurultayına ilişkin verdiği mutlak butlan kararının ardından parti içindeki tartışmalar hız kazanmış durumda. Karar, söz konusu kurultayı ve sonrasında yapılan kurultayları geçersiz sayıyor, ayrıca mevcut yönetimin geçici olarak görevden uzaklaştırılmasına ve önceki parti organlarının yeniden göreve getirilmesine işaret ediyor. Bu hukuki tablo, partinin tabanında ve örgütlerinde derin bir belirsizlik yaratmış görünüyor.

[SPIKER] Bu belirsizliğin somut yansımalarını bugün de gördük. Genel Başkan Özgür Özel'e yakın isimlerin, olağanüstü kurultay için delegelerden imza toplama çalışmasını sürdürdüğü belirtiliyor; edinilen bilgilere göre yaklaşık bin delegenin imzasının toplandığı, bu imzaların genel merkeze sunulmasının beklendiği ifade ediliyor. Öte yandan Grup Başkanvekili Murat Emir, bu hafta Meclis grup toplantısının yapılmayacağını açıkladı. Emir, örgütlerdeki yorgunluğun da gözetildiğini ve genel başkanın bu yönde bir karar aldığını dile getirdi. Yani Salı günü beklenen grup toplantısı bu kez ekrana gelmedi.

[SPIKER] Davanın geçmişine kısaca bakarsak, sürecin kökeninin 2023 yılının Kasım ayında Bursa'da yapılan bir başvuruya dayandığı, geçtiğimiz aylarda istinaf mahkemesinin önceki "husumet yokluğu" kararını bozmasıyla bugünkü noktaya gelindiği aktarılıyor. Yani uzunca bir hukuki sürecin sonunda partide hem yönetim hem de takvim açısından kritik bir eşiğe gelinmiş durumda. Önümüzdeki günlerde imza sürecinin nasıl sonuçlanacağı ve olası bir olağanüstü kurultayın takvimi yakından izlenecek.

[SPIKER] Meclis cephesine geçelim. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu gündemindeki maddeleri görüştü; Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM Parti ise grup toplantılarını gerçekleştirdi. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yaptığı açıklamada öne çıkan başlık yine seçim vurgusu oldu. Ayrıca TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un DEM Parti heyetini kabul ettiği bildirildi. Bu görüşmeler, Meclis'teki diyalog trafiğinin sürdüğünü ve siyasetin gündeminde "seçim takvimi" tartışmasının canlılığını koruduğunu gösteriyor.

[SPIKER] Ekonomiye dönüyorum. Merkez Bankası'nın piyasa katılımcıları anketinin sonuçları bugünün dikkat çeken verilerindendi. Ankete göre 2026 yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisi yüzde 28,94 seviyesinden yüzde 29,14'e yükseldi. Yıl sonu dolar kuru tahmini ise 51,57 liradan 51,47 liraya geriledi; ancak 12 ay sonrası için dolar beklentisi 54,69 liradan 55,72 liraya çıktı. Politika faizi tarafında ise bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 37 seviyesinde sabit tutuluyor; gecelik borç verme faizi yüzde 40, gecelik borçlanma faizi yüzde 35,5 olarak korunuyor.

[SPIKER] Ekonomide günün diğer başlıkları da var. Türkiye İstatistik Kurumu bugün nisan ayına ilişkin ciro ve ticaret satış hacmi verilerini, mayıs ayına dair üretici fiyatları ve motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı. Otomotiv tarafında dikkat çeken rakam, mayıs ayında trafiğe kayıtlı araç sayısındaki yüzde 24'lük düşüş oldu. Akaryakıtta ise motorine kısa süre içinde ikinci bir indirimin geleceği belirtiliyor; bu, hane bütçeleri ve nakliye maliyetleri açısından yakından takip edilen bir gelişme.

[SPIKER] Yurttan bir not da düşelim. Bugün Kayseri Pınarbaşı'da, biri sabah saatlerinde 3,2, biri öğle saatlerinde 3,0 büyüklüğünde olmak üzere iki deprem meydana geldi. Şu ana kadar olumsuz bir duruma ilişkin bilgi gelmedi; yetkili kurumlar bölgedeki sarsıntıları izlemeyi sürdürüyor. Türkiye masasının başlıklarını böylece özetlemiş olduk. Barış, bu tabloya senin gözünden bakalım; ne öne çıkıyor?

[YORUMCU] Bence günün en belirleyici başlığı, hukuk ile siyasetin iç içe geçtiği o ana muhalefet tablosu. Mutlak butlan kararı bir yandan partinin yönetim meşruiyetini tartışmaya açarken, öte yandan imza toplama ve olağanüstü kurultay arayışı, sahanın boş bırakılmak istenmediğini gösteriyor; yani parti, hukuki süreci beklerken kendi takvimini de kurmaya çalışıyor. Grup toplantısının bu hafta yapılmaması, gerilimi düşürme ve nefes alma çabası gibi okunabilir, ama belirsizliğin örgütlerde yorgunluk yarattığı da açık. Meclis tarafındaki seçim vurgusu ve diyalog trafiğiyle birleştiğinde, önümüzdeki dönemde siyasetin ağırlık merkezinin "takvim" tartışmasına kayacağını söyleyebiliriz. Ekonomide ise enflasyon beklentisinin hafif yukarı, kurun ise nispeten yatay seyretmesi; faizdeki sabit duruşla birlikte temkinli bir dengelenme çabasına işaret ediyor, motorindeki olası indirim de bu tabloda yurttaşın gündelik maliyetlerine dokunan en somut başlık olarak öne çıkıyor.

[SPIKER] Spor gündemine geçiyoruz; bu akşam ekranların başından ayrılmak istemeyenler için yoğun bir program var. Önce 2026 Dünya Kupası'na bakalım. A Milli Takımımız, 24 yılın ardından döndüğü bu büyük turnuvadaki ilk maçında Avustralya'ya 2-0 yenildi. Sahada beklenen oyunu ortaya koyamayan ay-yıldızlılar için hazırlık sürecindeki eksiklikler ve maçın kritik anlarındaki tepkisizlik öne çıkan eleştiri başlıkları oldu. Milliler, gruptan çıkma hesaplarını sürdürebilmek için kalan karşılaşmalarda toparlanmak zorunda.

[SPIKER] Turnuvada bu akşam dört kritik maç futbolseverleri ekran başına kilitleyecek. I ve J Gruplarındaki mücadeleler bu akşam başlayıp gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürecek. Son şampiyon Arjantin yeniden sahne alırken, Avrupa'nın iddialı ekibi Fransa, Afrika'nın güçlü temsilcisi Senegal'le zorlu bir sınava çıkacak. Bu dev karşılaşmaların tamamı Türkiye'de TRT 1 ve TRT Spor ekranlarından şifresiz ve naklen yayınlanacak; yani herkes maçları canlı takip edebilecek.

[SPIKER] Dünya Kupası'nda diğer gruplarda da skorlar şekillenmeye devam ediyor. H Grubunda İspanya ile Yeşil Burun Adaları golsüz berabere kalarak puanları paylaştı. F Grubunda ise İsveç, Tunus'u 5-1'lik net bir skorla geçerek gruba güçlü bir giriş yaptı. Sürpriz sonuçların yaşandığı turnuvada gruplar her geçen gün daha da kızışıyor.

[SPIKER] Yurt içine, parkelere dönelim. Türkiye Basketbol Ligi play-off finalinde heyecan başladı. Serinin ilk maçında Beşiktaş Gain, son şampiyon Fenerbahçe Beko'yu deplasmanda, Ataşehir'de mağlup ederek seride 1-0 öne geçti ve önemli bir avantaj yakaladı. Karşılaşmaya 20 sayıyla damga vuran Berk Uğurlu, galibiyetin mimarı oldu. Şampiyonluğun sahibini belli edecek seride gözler şimdi bir sonraki maça çevrildi.

[SPIKER] Şimdi sıra geldi günün kültür ve sanat başlıklarına; bu akşam sahnelerde, festival alanlarında ve galeri salonlarında hareketli bir tablo var.

[SPIKER] En çok konuşulan gelişme Türkiye Kültür Yolu Festivali'nden geldi. Festivalin bu yılki yedinci durağı Samsun olarak açıklandı ve etkinlikler 20-28 Haziran arasında bu kez üçüncü kez şehirde düzenlenecek. 9 gün boyunca konserler, opera ve bale gösterileri, tiyatro oyunları, sergiler ve gastronomi buluşmalarının yanı sıra çocuklara yönelik özel programlar da takvimde yer alıyor.

[SPIKER] Caz tarafında da yoğun bir hareketlilik söz konusu. Bursa'da Uluslararası Nilüfer Caz Festivali 24-28 Haziran tarihlerinde müzikseverlerle buluşacak ve bu yılki en dikkat çekici ayrıntı, tüm konserlerin ücretsiz olması. Bodrum'da ise 10. Uluslararası Caz Festivali kapılarını çoktan açtı; 15-28 Haziran arasında yarımadanın farklı mekânlarında 14 gün sürecek programda konserlerin yanında söyleşi ve sergi etkinlikleri de izleyiciyle buluşuyor.

[SPIKER] Görsel sanatlar cephesinde gözler Mardin'e çevrilmiş durumda. 7. Mardin Bienali, Çelenk Bafra küratörlüğünde "GÖKzemin" başlığıyla devam ediyor ve 21 Haziran'a kadar sanatseverleri ağırlamayı sürdürecek. İstanbul'da ise sanat takvimi yine dolu; Seçkin Pirim'in "Dün ile Bugün" başlıklı sergisi, tarihî Şerefiye Sarnıcı'nın atmosferinde 31 Ağustos'a kadar gezilebiliyor.

[SPIKER] Sahne sanatlarını yakından izleyenler için de küçük bir not düşelim; kısa formatlı projeleri bir araya getiren Kısalar Festivali 18-21 Haziran arasında DasDas sahnesinde sanatçıları ve seyircileri yeniden buluşturacak.

[SPIKER] Gelelim önümüzdeki saatlerde ve günlerde yakından takip edeceğimiz başlıklara. Akşam saatlerine girerken ekonomi cephesi yoğun. Bugün Türkiye İstatistik Kurumu, nisan ayı ciro ve ticaret satış hacim endeksleri ile mayıs ayı tarım ürünleri üretici fiyat endekslerini ve motorlu kara taşıtları istatistiklerini paylaştı; bu veriler, iç talebin ve üretici fiyatlarındaki seyrin yön bulması açısından izlenecek başlıklar arasında. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafında ise kira sertifikasının doğrudan satışı ve sabit kuponlu devlet tahvilinin yeniden ihracı gündemdeydi; borçlanma tarafındaki bu adımlar yatırımcıların radarında kalmayı sürdürecek.

[SPIKER] Dış ticaret diplomasisinde de hareketli bir gün yaşandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-Özbekistan İş ve Yatırım Forumu'na katıldı ve ikili görüşmeler gerçekleştirdi; iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine dair çıktıları önümüzdeki günlerde takip edeceğiz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın katıldığı Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu toplantısı da gün içinde öne çıkan başlıklardandı.

[SPIKER] Vatandaşı doğrudan ilgilendiren bir konu başvuru takvimiyle masada. Sosyal konut projesi kapsamındaki başvurular 15 Haziran'da açıldı ve 17 Temmuz'a kadar Halkbank ile Ziraat Bankası üzerinden alınmaya devam edecek; başvuru koşullarını ve detayları izlemeyi sürdüreceğiz. Ayrıca bugün Resmî Gazete'de Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nde yapılan değişiklik ile ithalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin yeni düzenlemeler yürürlüğe girdi.

[SPIKER] Para politikası tarafında ise hatırlatmakta fayda var. Merkez Bankası, geçtiğimiz hafta 11 Haziran'daki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit tuttu; bundan sonraki süreçte enflasyon verileri ve küresel gelişmeler kararların yönünü belirleyecek, biz de bu başlığı yakından izleyeceğiz.

[SPIKER] Önümüzdeki haftalara baktığımızda en dikkat çekici randevu takvimde işaretli. Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek. Savunma politikaları, bölgesel güvenlik ve ittifakın geleceği gibi başlıkların ele alınması beklenen zirve, özellikle bölgedeki gerilimlerin gölgesinde uluslararası gündemin merkezinde yer alacak. Önümüzdeki günlerde hazırlık sürecini ve katılımcı trafiğini adım adım aktaracağız. Bu başlıkların tamamını, yeni gelişmeler oldukça güncel rakamlarla sizlere taşımaya devam edeceğiz.

[SPIKER] Gelelim gününüzü planlarken işinize yarayacak hava durumuna. İstanbul'da bugün hava parçalı ve az bulutlu, yağış beklenmiyor ve sıcaklık 30 derece dolaylarında seyrediyor; yarın ise gökyüzü yine parçalı bulutlu, yağışsız bir gün bizi karşılıyor ve sıcaklık 27 derece civarına geriliyor. Ankara'da bugün az bulutlu ve kuru bir hava etkili, termometreler 30 dereceyi gösteriyor; yarın bulutlar biraz artsa da yağış görünmüyor ve sıcaklık 31 dereceye kadar çıkıyor. Ege'nin incisi İzmir'de ise sıcaklık hissedilir biçimde yüksek, bugün 33 dereceye ulaşan açık ve sıcak bir hava hâkim; yarın da güneşli ve parçalı bulutlu bir gün yaşanacak, sıcaklık 32 derece dolayında kalacak. Kısacası üç büyük şehrimizde de yağışsız, mevsim normallerinde, yer yer kavurucu bir yaz havası bizi bekliyor.

[SPIKER] Akşam bültenimizin sonuna geldik. Gündemi sizin için Nöron değerlendirdi. Bilgiyle kalın, hoşça kalın.