2026-06-20 · 30 dk
ABD ile İran, Cenevre'de 60 günlük ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açan 14 maddelik bir mutabakat imzaladı; haberle birlikte Brent petrolü 80 dolar civarına geriledi. Brüksel'deki AB Liderler Zirvesi 2 trilyon euroluk yeni bütçeyi ve Ukrayna'ya desteği masaya yatırırken, Türkiye'nin 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı, TÜBİTAK çağrısı ve Meta'nın yeni AI çipiyle teknoloji gündemi hareketlendi. Yurt içinde CHP'deki mutlak butlan süreci, Türkiye'nin bir NATO üyesine ilk savaş gemisi ihracı ve A Milli Takım'ın Dünya Kupası'na erken vedası öne çıkan başlıklardı.
[SPIKER] İyi akşamlar. Nöron Haber akşam bülteninde bugünün öne çıkan gelişmelerini sizin için derledik ve değerlendirdik. Bugün yirmi Haziran iki bin yirmi altı, Cumartesi. Ben Pınar.
[YORUMCU] Ben Barış. Bu akşam dünyadan ekonomiye, teknolojiden Türkiye gündemine günün öne çıkan başlıklarını birlikte ele alıp değerlendireceğiz. Pınar, söz sende.
[SPIKER] Dünya ve ABD masasına geçiyoruz; bu akşam gündemin merkezinde yine Orta Doğu var ama bu kez savaşın değil, ateşkesin haberini veriyoruz. Washington ile Tahran, haftalardır büyük ölçüde Pakistan'ın arabuluculuğunda yürüyen görüşmelerin ardından savaşı sonlandıracak ilk anlaşmayı imzaladı. Mutabakat zaptı dün akşam Cenevre'de masaya kondu; metin 14 maddeden oluşuyor ve 60 günlük bir ateşkes ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden ve geçiş ücreti alınmadan tam anlamıyla açılmasını öngörüyor. Anlaşmanın sekizinci maddesinde İran, nükleer silah edinmeyeceği yönündeki taahhüdünü bir kez daha yineliyor; önümüzdeki 60 günde ise yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoku ve zenginleştirme kapasitesi teknik müzakerelerde ele alınacak. Yani sahada silahlar sustu ama asıl pazarlık şimdi başlıyor; tarafların bu kısa pencerede kalıcı bir formül bulup bulamayacağı önümüzdeki haftalarda netleşecek.
[SPIKER] Bu gelişmenin doğrudan yansıdığı yer enerji piyasaları oldu. Savaşın en gergin günlerinde varili 120 dolara dayanan Brent petrolü, ateşkes haberiyle birlikte 80 dolar civarına geriledi; anlaşmanın duyulduğu ilk anlarda kısa süreliğine 80 doların da altını gördü. Goldman Sachs, mutabakatın ardından tahminini aşağı çekerek yılın son çeyreği için Brent beklentisini 90 dolardan 80 dolara, 2027 ortalaması içinse 75 dolara indirdi. Ancak analistler, Hürmüz açılsa bile fiyatların oturmasının 4 ila 8 hafta sürebileceğini söylüyor; çünkü boğazda biriken tanker kuyruğu, yükselen sigorta maliyetleri ve düşük stoklar piyasadaki risk primini bir süre daha canlı tutacak.
[SPIKER] Avrupa cephesine dönüyoruz. Brüksel'de 18-19 Haziran'da toplanan Avrupa Birliği Liderler Zirvesi dün sona erdi ve masada hayli yüklü bir gündem vardı. Liderler; Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi, Orta Doğu, rekabet gücü, savunma ve güvenlik, göç ve genişleme başlıklarında ortak sonuç metinleri kabul etti. Zirvenin en çok konuşulan kalemi ise yaklaşık 2 trilyon euro büyüklüğünde tasarlanan yeni uzun vadeli bütçe oldu; birliğin önümüzdeki yıllardaki harcama çerçevesini belirleyecek bu rakam üzerinde liderler ilk kez somut bir zeminde buluştu. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy de zirvenin ilk oturumuna davet edildi; Brüksel, Ukrayna'ya desteğin ve Rusya'ya yönelik baskının süreceği mesajını bir kez daha verdi.
[SPIKER] Amerika Birleşik Devletleri'nin iç gündeminde dikkat çeken bir başlık güvenlik ve gözetim teknolojileri oldu. İç Güvenlik Bakanlığı, federal göçmenlik birimlerinin kullandığı yüz tanıma teknolojisini yerel polis teşkilatlarının da kullanımına açacak bir planın hazırlığında. Bu adım, göçmenlik operasyonlarında kullanılan gözetim araçlarının kapsamını belirgin biçimde genişletecek. Plan, mahremiyet ve sivil özgürlükler tartışmalarını da beraberinde getiriyor; teknolojinin yerelde yaygınlaşmasının denetim ve veri güvenliği açısından nasıl çerçeveleneceği önümüzdeki dönemde gündemi meşgul edecek gibi görünüyor.
[SPIKER] Başkanlık gündeminden bir kare daha aktaralım. Başkan Donald Trump, dün Andrews Hava Üssü'nde başkanlık uçak filosuna katılan en yeni uçağı yakından inceledi. Ziyaret, filonun yenilenmesi sürecinin sembolik bir durağı oldu ve protokol açısından dikkatle takip edildi. Bu tür adımlar, Beyaz Saray'ın lojistik ve güvenlik kapasitesinin tazelenmesi anlamına geliyor; özellikle yoğun bir diplomasi trafiğinin yaşandığı bu günlerde başkanlık ulaşımının altyapısı da gündemin görece sakin ama takip edilen başlıklarından biri.
[SPIKER] Spor diplomasisi tarafında ise dünyanın gözü Kuzey Amerika'da. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde 11 Haziran'da başlayan 2026 Dünya Kupası, 48 takım ve 104 maçla tarihin en geniş kapsamlı turnuvası olarak sürüyor. Turnuvanın onuncu gününde bugün dört maç oynanıyor; sahada Hollanda-İsveç, Almanya-Fildişi Sahili, Ekvador-Curaçao ve Tunus-Japonya eşleşmeleri var. Son günlerin öne çıkan sonuçlarında Meksika, Güney Kore'yi 1-0 yenerek son 16 turuna yükselen ilk takım oldu; ev sahibi Kanada da Katar'ı 6-0 gibi farklı bir skorla geçerek adını üst tura yazdırdı. Turnuva 19 Temmuz'a kadar üç ülkenin sahalarında devam edecek.
[SPIKER] Masadaki tablo bu yönüyle epey katmanlı; bir yanda savaşı bitiren bir anlaşma, diğer yanda piyasaların ve diplomasinin temkinli hesapları. Bütün bu resmi nasıl okuyorsun Barış, ipler gerçekten gevşedi mi?
[YORUMCU] Açıkçası ben bu tabloyu "savaş bitti" diye değil, "savaş ertelendi ve sınava bağlandı" diye okuyorum; çünkü ortada kalıcı bir barış değil, 60 günlük bir test süresi var ve asıl zor maddeler, yani uranyum stoku ve Hürmüz'ün gerçekten ücretsiz açık kalması, tam da bu pencerede çözülecek. Petrol fiyatlarının 120 dolardan 80 dolara inmesi piyasaların iyimserliğini gösteriyor ama analistlerin 4 ila 8 haftalık o temkinli takvimi bana çok şey anlatıyor; piyasa parasıyla oy veriyor ve henüz risk primini tamamen silmiş değil, yani sahadaki güvene tam olarak güvenmiyor. Avrupa tarafında ise Brüksel'in aynı zirvede hem 2 trilyon euroluk bütçeyi hem Ukrayna'yı masaya koyması tesadüf değil; Birlik, Orta Doğu'da ABD öncülüğünde kurulan bu yeni dengeyi izlerken kendi güvenlik ve maliye omurgasını sağlamlaştırma telaşında. Devlet aklı açısından bakınca tablo net: ateşkesi kalıcı barışa çevirecek olan şey iyi niyet değil, o 60 gün içinde kurulacak denetim mekanizması ve tarafların verdiği sözün arkasında durup durmaması olacak. Dolayısıyla bence önümüzdeki haftalarda asıl haber, imzalar değil, o imzaların sahada tutup tutmadığı olacak; biz de o testin sonucunu hep birlikte göreceğiz.
[SPIKER] Sıra geldi teknoloji ve yapay zeka başlığına; bu akşam hem yurt içinden hem de küresel cepheden hayli yoğun bir gündem var. Önce kendi ülkemizden başlayalım. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz hafta İstanbul'daki zirvede açıkladığı 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, bu hafta detaylarıyla konuşulmaya devam ediyor. Plan dört temel eksen üzerine kuruluyor: Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet. Hedefler de iddialı; önümüzdeki dönemde 5 milyon vatandaşa yapay zeka eğitimi verilmesi ve dijital altyapıya 10 milyar dolar yatırım yapılması öngörülüyor.
[SPIKER] Bu vizyonun ayağını yere basan tarafında ise TÜBİTAK var. Kurum, Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı'nın beşincisini 15 Haziran'da açtı; başvurular 18 Eylül'e kadar alınacak. Çağrının amacı, üniversite ve sanayideki fikirleri doğrudan ürüne dönüştürmek. Geçmiş çağrılarda bugüne kadar 61 proje, toplam 353,7 milyon lirayla desteklenmiş durumda, yani bu artık deneysel bir adım değil, oturmuş bir program.
[SPIKER] Küresel tarafta ise donanım yarışı kızışıyor. Meta, yeni nesil yapay zeka çipi MTIA 400'ü tanıttı. Bu çip özellikle üretken yapay zeka iş yükleri için tasarlandı ve tek bir sunucu kabininde 72 çip bir arada çalışabiliyor. Mesaj açık: şirketler artık yalnızca model değil, o modelleri çalıştıracak kendi silikonlarını da üretmek istiyor.
[SPIKER] Yazılım cephesinde de dikkat çeken bir satın alma var. OpenAI, Python dünyasının çok sevilen araçları uv ve ruff'ın arkasındaki şirket Astral'ı bünyesine kattı. Bu araçları, kod yazan yapay zeka asistanı Codex'e entegre etmeyi planlıyorlar; yani hedef, yapay zekanın yazdığı kodu daha hızlı ve daha temiz hale getirmek.
[SPIKER] Son olarak, Amerika'da hararetli bir hukuki gerilim var. Anthropic, geçtiğimiz günlerde devreye giren ihracat kısıtlaması nedeniyle en güçlü iki modeli Fable 5 ve Mythos 5'e erişimi aniden askıya almak zorunda kaldı. Şirket, kendisini ulusal güvenlik açısından tedarik zinciri riski olarak niteleyen Savunma Bakanlığı kararına karşı dava açtı ve bu yasağın kendisine milyarlarca dolara mal olabileceğini söylüyor. Buna karşın şirket Asya'da büyümeyi sürdürüyor; Seul'de yeni bir ofis açtı ve NAVER gibi büyük teknoloji firmaları Claude Code aracını binlerce mühendisine yaymaya başladı. Barış, donanımdan devlet politikalarına kadar uzanan bu tabloyu sana bırakıyorum, sen ne çıkarıyorsun?
[YORUMCU] Aslında bütün bu başlıklar tek bir cümlede birleşiyor: yapay zeka artık bir uygulama olmaktan çıkıp altyapı meselesi haline geldi. Meta'nın kendi çipini yapması, OpenAI'ın koddan araç şirketlerine kadar her halkayı satın alması, hepsi aynı refleksin ürünü; şirketler tedarik zincirinin tamamını kontrol etmek istiyor, çünkü bir modelin gücü kadar onu kimin durduramayacağı da stratejik bir avantaja dönüştü. Anthropic örneği tam da burada öğretici; bir teknoloji ne kadar güçlüyse, devletlerin onu ulusal güvenlik penceresinden görmesi de o kadar kaçınılmaz oluyor ve bu artık yalnızca bir pazar değil, bir egemenlik tartışması. Türkiye'nin eylem planını da ben bu çerçevede kıymetli buluyorum; 10 milyar dolarlık altyapı ve 5 milyonluk eğitim hedefi, bu yarışta tüketici değil üretici tarafta durma iradesini gösteriyor. TÜBİTAK çağrısının da asıl önemi rakamlarda değil, fikri ürüne çevirme alışkanlığını kurumsallaştırmasında; çünkü bu işin geleceği büyük açıklamalarda değil, o 61 projenin altmış ikincisinde, altmış üçüncüsünde gizli.
Kaynaklar: - [Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı — İstiklal](https://www.istiklal.com.tr/siyaset/cumhurbaskani-erdogan-acikladi-turkiyenin-yapay-zeka-yol-haritasi-belli-oldu-1096301h) - [TÜBİTAK Yapay Zeka Ekosistem 2026 Çağrısı](https://tubitak.gov.tr/tr/duyuru/1711-yapay-zeka-ekosistem-2026-yili-cagrisi-acildi) - [Anthropic Pentagon yasağı / Meta AI çipi — Yahoo Finance](https://finance.yahoo.com/news/live/tech-stocks-today-anthropic-says-pentagon-ban-could-cost-it-billions-meta-announces-new-ai-chips-134456659.html) - [AI News Today, 19 Haziran 2026 — BuildFastWithAI](https://www.buildfastwithai.com/blogs/ai-news-today-june-19-2026)
[SPIKER] Gelelim haftayı kapatırken gözlerin döndüğü o klasik başlığa, ekonomi ve piyasalara. Bugün tablo nispeten sakin ama altın tarafında dikkat çeken bir hareket var, sırayla bakalım. Önce kurlarla başlayalım. Dolar bugün sabah saatlerinde 46,44 lira civarında işlem gördü; gün içinde 46,42 ile 46,48 lira bandında dar bir salınım yaşadı. Euro tarafında ise tablo 53,35 lira seviyesinde seyretti. Yani kur cephesinde bu hafta sert bir kıpırtı yok, daha çok yatay bir seyir hâkim.
[SPIKER] Asıl hareket altında. Gram altın bugün 6 bin lira sınırını çoktan geride bırakmış durumda; sabah işlemlerinde 6 bin 205 lira seviyesinde fiyatlandı. Perakende yatırımcının gözdesi çeyrek altın ise 10 bin 369 liraya kadar çıktı. Altındaki bu yükselişin arkasında hem ons tarafındaki küresel talep hem de jeopolitik gelişmelerin getirdiği güvenli liman arayışı var.
[SPIKER] Borsa İstanbul'a baktığımızda, BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününe 14 bin 736 puan civarında girdi. Bankacılık ve sanayi hisselerinin öne çıktığı, ölçülü bir alıcılı seyir vardı. Yurt dışında ise haftaya damgasını vuran gelişme, Amerikan Merkez Bankası'nın faiz kararıydı. Fed, yeni başkan Kevin Warsh yönetimindeki ilk toplantısında politika faizini yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında sabit tuttu; bu, piyasa beklentileriyle birebir örtüşen bir karardı. Yatırımcıların gözü şimdi önümüzdeki hafta açıklanacak büyüme verileri ile çekirdek PCE enflasyon rakamlarına çevrildi.
[SPIKER] Küresel tarafta bir başka rahatlatıcı başlık da Amerika ile İran arasında varılan uzlaşı oldu. Bu gelişme petrol fiyatlarındaki gerilemeyle birleşince, hafta küresel piyasalarda genel olarak olumlu bir havayla kapandı. Yurt içinde ise hatırlatmakta fayda var; Merkez Bankası geçen hafta gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini yüzde 37'de sabit bırakmış, gecelik borç verme faizini yüzde 40, borçlanma faizini de yüzde 35,5 seviyesinde tutmuştu. Yani para politikasında temkinli duruş korunuyor. Barış, bu tabloyu bir de senin gözünden dinleyelim; bütün bu rakamların altında nasıl bir resim çıkıyor sence?
[YORUMCU] Bana en çok konuşan başlık altın, açıkçası. Kur ve borsa yatay seyrederken gram altının 6 bin 200 lirayı aşması, yatırımcının hâlâ güvenli limanı tercih ettiğini, riski tam manasıyla satın almadığını gösteriyor; bu da Amerika–İran uzlaşısına ve düşen petrole rağmen tedbiri elden bırakmadıklarının bir işareti. Fed'in faizi sabit tutması beklenen bir adımdı, ama asıl kritik eşik önümüzdeki haftanın büyüme ve enflasyon verileri olacak; o rakamlar Warsh'ın bundan sonraki yol haritasını şekillendirecek ve dolaylı olarak bizim kur tarafımıza da yansıyacak. İçeride Merkez Bankası'nın yüzde 37'deki o sabırlı duruşu, enflasyonla mücadelede acele etmeyen, istikrarı önceleyen bir tercih; kurdaki bu sakin seyir de aslında o politikanın bir meyvesi gibi okunabilir. Kısacası tablo şu an dengede, ama bu dengenin ne kadar süreceğini önümüzdeki haftanın verileri belirleyecek.
[SPIKER] Yurt içine, Türkiye gündemine geçiyoruz; siyasette hareketli bir gün daha geride kalıyor ve başlıkları sırayla aktarayım. Önce gözlerin çevrildiği o dosya: CHP'deki mutlak butlan süreci bugün de partinin en çok konuşulan konusu. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin geçen ay verdiği kararla partinin 2023 sonundaki olağan kurultayı baştan geçersiz sayılmış, Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken Kemal Kılıçdaroğlu ve eski parti meclisi göreve iade edilmişti. Bu kararın ardından dosya Yargıtay yoluna taşınmıştı.
[SPIKER] Son günlerde ise tartışma yeni bir boyut kazandı. Parti kulislerinde, Özel'in Yargıtay başvurusunu geri çekip çekmeyeceği ve bir diyalog heyeti üzerinden çözüm aranıp aranamayacağı konuşuluyor. Buna paralel olarak Özgür Özel, kurultay takvimine yönelik bir hamle hazırlığında olduklarının sinyalini verdi; aynı dönemde bazı il ve ilçe örgütlerinde ihraç başvurularının gündeme geldiği, hatta bir milletvekilinin Yargıtay sisteminde parti üyeliğinin görünmediğini paylaştığı haberleri geldi. Yani parti içinde hem hukuki hem örgütsel bir gerilim aynı anda sürüyor.
[SPIKER] İkinci başlığımız Meclis'ten. Bilindiği gibi TBMM, Anayasa gereği genelde temmuz başında yaz tatiline giriyor. Ancak Genel Kurul, 16 Haziran'daki birleşiminde bu yıl tatile girmeme ve çalışmalara ara vermeden devam etme kararı aldı; karar Resmî Gazete'de de yayımlandı. Dolayısıyla bugün itibarıyla Meclis hâlâ yasama faaliyetine devam ediyor ve komisyonlar çalışıyor. Tatilin tam olarak ne zaman başlayacağı ise önümüzdeki günlerde alınacak yeni bir Genel Kurul kararıyla belirlenecek; gündemde torba düzenlemeler de var.
[SPIKER] Savunma ve dış politika cephesinde ise bugün tarihî olarak nitelenen bir gelişme yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'daki törende Romanya ile yapılan anlaşma kapsamında üretilen açık deniz karakol gemisinin Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim edildiğini duyurdu ve Türkiye'nin tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettiğini söyledi. Erdoğan, geminin muharebe yönetim sistemlerinden radar ve sonar sistemlerine kadar büyük bölümünün ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN gibi yerli şirketlerce üretildiğini, yerlilik oranının yüzde 80'e ulaştığını vurguladı.
[SPIKER] Aynı başlığın devamında savunma sanayisine ilişkin rakamlar da paylaşıldı. Cumhurbaşkanı, aynı anda 50'nin üzerinde savaş gemisi inşa edildiğini belirterek Türkiye'nin bu alanda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olduğunu söyledi. Ayrıca geçen ay savunma ve havacılık ürünlerinde yapılan ihracatın 996 milyon dolara ulaştığı, bu seviyenin yıllar önce ancak tüm bir yılda yakalanabildiği ifade edildi. Erdoğan günün ilerleyen saatlerinde TÜRGEV'in 30. kuruluş yıl dönümü programına da katıldı.
[SPIKER] Ekonomiye geldiğimizde tablo, beklentiler üzerinden şekilleniyor. Merkez Bankası'nın haziran ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 28,94'ten yüzde 29,14'e yükseldi. Buna karşılık 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,81, 24 ay sonrası ise yüzde 18,29 seviyesine indi; yani orta vadede düşüş öngörülüyor. Yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,47 liraya gerilerken, politika faizinin haziran toplantısında yüzde 37 düzeyinde olması bekleniyor. Katılımcıların bu yıla ilişkin büyüme beklentisi ise yüzde 3,3'ten yüzde 3,2'ye çekildi. Bu kadar başlığın ardından, Barış, taşı biraz da senin tarafına atayım; bütün bu tabloyu nasıl okuyorsun?
[YORUMCU] Bence günün en kritik başlığı yine CHP'deki süreç, çünkü Türkiye'nin en eski partisinin yönetimine ilişkin belirsizlik yalnızca bir partiyi değil, ana muhalefetin temsil kapasitesini de doğrudan ilgilendiriyor. Burada dikkat çekici olan, mahkeme süreci sürerken partinin hem Yargıtay'a hem de kendi kurultay takvimine aynı anda oynaması; yani hukuk yolu açıkken siyasi bir çıkış da aranıyor ve bu iki kanalın nasıl uzlaşacağı henüz net değil. Devlet aklı açısından bakıldığında belirleyici olan, sürecin sonuna kadar hukuki zeminde, kesinleşmiş kararlar üzerinden yürümesi olacaktır. Diğer başlıkları ise birbirini tamamlayan bir resim olarak görüyorum: Meclis'in tatile girmeyip çalışmayı sürdürmesi yoğun bir yasama gündemine işaret ederken, Romanya'ya savaş gemisi ihracı ve aylık savunma ihracatındaki rakamlar, dış politikadaki ağırlığın giderek sanayi ve teknoloji kapasitesine dayandığını gösteriyor. Ekonomi tarafında ise beklentilerin orta vadede düşüşe işaret etmesi olumlu; ama yıl sonu enflasyon beklentisinin yukarı revize edilmesi, bu sürecin hâlâ kırılgan olduğunu ve sabırlı bir politika gerektirdiğini hatırlatıyor.
[SPIKER] Spor gündemine geçiyoruz; bu akşam başlık yine A Milli Takım'da. Türkiye, 2026 Dünya Kupası D Grubu'ndaki ikinci maçında Paraguay'a 1-0 yenildi ve iki maç sonunda 0 puanda kalarak turnuvaya erken veda etti. Kuzey Amerika'da düzenlenen organizasyonda gruptan çıkma umutları matematiksel olarak sona erdi; teknik heyet ve futbolcular karşılaşma sonrası taraftardan özür diledi. Bu sonuç yalnızca Türkiye'de değil, Avrupa basınında da geniş yankı buldu.
[SPIKER] Dünya Kupası'nda bugün nefesler tutuldu; C, D, E ve F gruplarında gruptan çıkma yarışını doğrudan belirleyecek beş kritik karşılaşma oynanıyor. Güç dengeleri yavaş yavaş netleşirken, favori takımlar bir üst tura yükselmek için sahaya çıkıyor. Türkiye'nin grubundaki diğer maçın sonucu da elenen tablonun son şeklini ortaya koyacak.
[SPIKER] Basketbolda heyecan zirvede. Türkiye Basketbol Süper Ligi play-off final serisinin üçüncü maçında Fenerbahçe Beko, eksik kadrosuna rağmen Beşiktaş Gain'i devirmeyi başardı. Hall ve Melli'nin kritik anlardaki katkısı, ayrıca toplanan 17 hücum ribaundu sarı-lacivertlileri seride 2-1 öne geçirdi. Şampiyonluğa uzanmak isteyen Fenerbahçe Beko, dördüncü maçta seriyi noktalamak için parkeye çıkacak.
[SPIKER] Transfer cephesinde de hareketlilik sürüyor. Fenerbahçe'de yeniden başkanlığa seçilen Aziz Yıldırım, hücum hattını güçlendirmek için Borussia Dortmund forması giyen Serhou Guirassy ile temaslarını ilerletti; bonservis ve ödeme planı konusunda kulüpler arasında büyük ölçüde mutabakat sağlandığı belirtiliyor. Galatasaray cephesinde ise orta saha için Juventus'tan Khephren Thuram gündemde; sarı-kırmızılıların genç ve dinamik bir takviye için girişimlerini sürdürdüğü ifade ediliyor. Önümüzdeki günlerde her iki kulüpte de resmi açıklamaların gelmesi bekleniyor.
[SPIKER] Milli takımın hayal kırıklığıyla başlayan günde, kulüpler şimdi yeni sezonun hazırlıklarına ve transfer planlamasına odaklanmış durumda. Hem Dünya Kupası'ndaki bugünkü sonuçlar hem de İstanbul ekiplerinin transfer hamleleri, önümüzdeki saatlerde spor gündemini belirlemeye devam edecek.
[SPIKER] Akşamın bu bölümünde gündemi kültür ve sanat dünyasına çeviriyoruz, gözden kaçmayacak hareketli bir hafta sonu bizi bekliyor.
[SPIKER] Bu hafta sonunun en dikkat çeken etkinliği Kültür Hatları Festivali. Bugün ve yarın, yani 20-21 Haziran'da İş Vapur'da düzenlenen festival, kapılarını sanatseverlere açıyor. Programın merkezinde Cumhuriyet'in ilk seyyar sergisi yer alıyor; ziyaretçiler vapurda hem deniz manzarasını hem de bu özel seçkiyi bir arada deneyimleme fırsatı buluyor. İki güne yayılan etkinlik, sergi gezisini bir yolculuğa dönüştürmesiyle bu yıl ayrı bir ilgi topluyor.
[SPIKER] Güneydoğu'dan da kapanışa hazırlanan önemli bir buluşma var. Bu yıl 7'si düzenlenen Mardin Bienali, Çelenk Bafra'nın küratörlüğünde "GÖKzemin" başlığıyla sanatseverlerle buluşuyor. 15 Mayıs'ta açılan bienal, yarın, yani 21 Haziran'da sona erecek. Mardin'in tarihi dokusunu çağdaş sanatla harmanlayan etkinliği gezmek isteyenler için son günler yaşanıyor; kentin taş sokakları sergi mekânlarıyla iç içe geçmiş durumda.
[SPIKER] İstanbul tarafında ise ücretsiz gezilebilen bir sergi gündemde. Taksim Sanat'taki "Yüzeyin Derinliğinde" sergisi 21 Haziran'a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Şehrin merkezinde, giriş ücreti olmadan görülebilen sergi, hafta sonu planı arayanlar için erişilebilir bir seçenek sunuyor. Bu hafta sonu kapanacak olması nedeniyle görmek isteyenlerin acele etmesi gerekiyor.
[SPIKER] Bir başka taze gelişme de Kıbrıs'tan geliyor. Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali, 23 Haziran'da Selin Geçit'in vereceği açılış konseriyle perdesini aralayacak. Tarihi Mağusa surlarının ev sahipliğinde gerçekleşecek festival, müzikten sahne sanatlarına uzanan geniş bir programla bölgenin yaz takvimine renk katacak. Açılış konseri şimdiden festivalin en çok merak edilen anlarından biri olarak öne çıkıyor.
[SPIKER] Sanat üretiminin perde arkasına ilgi duyanlar içinse İstanbul'da bir fırsat daha vardı. SAHA Studio sanatçılarının yeni çalışmaları 17-20 Haziran tarihleri arasında İstanbul Manifaturacılar Çarşısı'nda izleyiciyle buluştu. Bugün son gününe ulaşan program, üretim sürecini ve atölye çalışmalarını görünür kılmasıyla genç sanatçıların işlerine yakından bakma imkânı tanıdı.
Sources: [Sanat Okur](https://sanatokur.com/), [Cumhuriyet Kültür Sanat](https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat), [oggusto](https://www.oggusto.com/sanat/sergi/turkiye-sanat-sergileri)
[SPIKER] Gelelim önümüzdeki günlerde ve hafta boyunca yakından izleyeceğimiz başlıklara; gündemi sizin için sıraladım. İlk sırada dış politika var. 18 Haziran'da dijital ortamda imzalanan ABD-İran mutabakatının sahada nasıl uygulanacağı kritik önemde; önümüzdeki günlerde tarafların adımları yakından takip edilecek. Aynı şekilde Gazze'deki ateşkes süreci ve sahadaki ihlal iddiaları, İsrail ile Hizbullah arasında Cuma günü yürürlüğe giren ateşkesin tutup tutmayacağı da ajandamızın üst sırasında. Bölgeden gelecek her yeni gelişmeyi anbean izliyor olacağız.
[SPIKER] Yurt içinde diplomasi trafiği hareketli. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Tersanesi'nde Romanya Deniz Kuvvetleri'ne devredilen Açık Deniz Karakol Gemisi'nin teslim töreninde Romanya Cumhurbaşkanı ile bir araya geliyor; bu görüşmenin savunma sanayii iş birliği başlıkları açısından öne çıkması bekleniyor. Türk savunma sanayisinin gündemi de yoğun; bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye yapılan savaş gemisi ihracatı ve toplam değeri 25 milyar euroya ulaşan projeler konuşulmaya devam edecek.
[SPIKER] Eğitim cephesinde milyonlarca aileyi ilgilendiren bir takvim var. Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın ilk oturumu olan TYT bugün 81 ilde ve Kuzey Kıbrıs'ta yapıldı; sınavın ikinci günü, yani Alan Yeterlilik Testi oturumu yarın gerçekleştirilecek. Sınav sonrası soru değerlendirmeleri ve adayların performansına dair analizler de önümüzdeki günlerin konusu olacak.
[SPIKER] Ekonomi gündeminde gözler para politikasında. Merkez Bankası son toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmıştı; önümüzdeki Para Politikası Kurulu toplantısı, enflasyon, işsizlik ve büyüme verileriyle birlikte piyasaların yönünü belirleyecek. Yıl başında yüzde 30,65 olan enflasyonun seyri ve liranın gidişatı da yakından izlenecek başlıklar arasında. Ayrıca İngiltere'nin Türkiye ile şu an 28 milyar pound düzeyindeki ticaret hacmini ikiye katlamayı hedefleyen modern serbest ticaret anlaşması görüşmeleri, ekonomi masamızda tutmaya devam edeceğimiz bir konu.
[SPIKER] Spor tarafında ise buruk bir tablo var. A Milli Futbol Takımımız, Paraguay'a 1-0 yenilerek 2026 Dünya Kupası'na veda etti; turnuva ise gruplarda dolu dolu bir programla sürüyor. Hollanda-İsveç, Almanya-Fildişi Sahili ve Brezilya-Haiti gibi maçlar önümüzdeki günlerde futbolseverleri ekran başına kilitleyecek. Tüm bu başlıkları gün içinde ve hafta boyunca sizler için takip etmeyi sürdüreceğiz.
[SPIKER] Şimdi de gözlerimizi gökyüzüne çevirelim; hafta sonuna girerken üç büyük şehrimizde havalar nasıl şekilleniyor, kısaca aktaralım. İstanbul'da bugün hava parçalı bulutlu ve büyük ölçüde güneşli, sıcaklık 27 derece dolaylarında seyrediyor; yarın da benzer şekilde sakin ve yağışsız bir tablo bekleniyor. Ankara'da bugün yer yer sağanak geçişleri görülüyor, termometreler 26 derece civarında; yarın için de özellikle kentin kuzey ve batı kesimlerinde kısa süreli yağış ihtimali sürüyor. İzmir tarafında ise yaz kendini iyiden iyiye hissettiriyor, bugün güneşli ve açık bir hava hâkim, sıcaklık 31 dereceye kadar çıkıyor; yarın da güneşli ve sıcak havanın devam etmesi öngörülüyor. Kıyı kesimlerde serinletici esintinin sürdüğünü, iç bölgelerde ise vatandaşlarımızın olası sağanaklara karşı yanlarında şemsiye bulundurmasının faydalı olacağını hatırlatalım.
[SPIKER] Akşam bültenimizin sonuna geldik. Gündemi sizin için Nöron değerlendirdi. Bilgiyle kalın, hoşça kalın.